7 "seks" etiketi kullanan gönderi
"seks" etiketi kullanan diğer içerikler resimler
,
videolarSeks bağımlılığı, yoğun seks isteği davranışları bulunan kişileri tanımlıyor.
Sürekli seks düşüncesi ve isteği, kişinin ilişkilerinde zorlayıcı, çözümlenmesi gereken bir psikolojik sorun olarak karşısında çıkabilir. Seks bağımlılığı çarpık düşünceler, bahane bulmak ve davranışlarını mazur göstermek, başkalarını suçlamak gibi sebeplerle ilişkilendirilebilir. Seks bağımlıları çok nadiren problemlerini kabul ederler ve hareketlerinden dolayı özür dilerler.
Seks bağımlılık risk alma ile de ilişkilendirilebilir. Seks bağımlısı olan kişi, olumsuz ve tehlikeli kahramanlıklar gibi farklı seks davranışlar gösterebilir. Seks bağımlılığı kişinin sosyal yaşamına ve işine de zarar verebilir, iletişim kurduğu kişileri duygusal ve fiziksel olarak incitmesine neden olabilir. Bazı insanlarda seks bağımlılığı, 'teşhircilik', söz veya fiil ile sarkıntılık , telefonla taciz gibi yasal olmayan davranışlarda bulunmalarına sebep olabilir.
Herşeye rağmen kişi seks bağımlısı olduğunun farkında olmayabilir bu yüzden suçludur denilemez.
İşte seks bağımlılığı ile ilişkilendirilen davranışlar
Zorlayıcı mastürbasyon (Kendi kendini uyarma)
Çoklu ilişki (Evlilik dışı ilişkiler)
Çoklu ya da isimsiz seks partnerleri olma ya da tek gecelik ilişkiler
Yoğun pornografi ilgisi
Güvensiz seks
Telefon ya da bilgisayar yoluyla seks (siberseks)
Fuhuş ya da fuhuştan yararlanma
Teşhircilik
Obsesif buluşmalar
Röntgencilik ya da gizlenme
Cinsel taciz
Söz veya fiil ile sarkıntılık / Tecavüz
Genel olarak seks bağımlıları partneriyle duygusal bağ kurmamaktan memnundurlar. Bununla birlikte seks bağımlılarında utanma ve suçluluk duygusu da vardır. Seks bağımlısı davranışlarını kontrol etme bakımından zayıf kalır, parasal, sağlık, sosyal ve duygusal konularda da yetersizdir.
Seks bağımlılığı nasıl tedavi edilir?
Çoğu seks bağımlısı sorunu reddeder, öncelikle kadın veya erkek seks bağımlısı kişiler problemlerini kabul etmeli.. Boşanmalar, cinsel suçlardan yakalanma, sağlık sorunları, işten atılma gibi sorunlar onları problemlerini kabul etmeye zorlar. Seks bağımlılığını kontrol etme ve sağlıklı seks yaşamı gelişimine yönelik davranışlar sorunun çözülmesini sağlar. Sağlıklı cinsel yaşam eğitimleri, seks terapisti, eşli ya da aile terapileri tedavinin basamaklarıdır. Bazı vakalarda ilaç tedavisiyle bu sorun giderilebilir.
SERVİKAL AĞRI
Nerede hİssedİlİyor? Ağrı, vajinanın derininde ortaya çıkıyor.
FİZİKSEL NEDENLER: Cinsel ilişkide uyarılma eksikliği, servikal ağrının en önemli nedenlerinden biri. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kağan Kocatepe, cinsel uyarılma sırasında rahim ile rahim ağzının yukarıya doğru hareket ettiğini belirtiyor. Eğer yeterince uyarılmazsanız, bu hareket gerçekleşmediği için, penis, cinsel ilişki sırasında adeta bir tampon işlevi üstlenen rahim ağzına baskı yapmaya başlıyor. Bunun sonucunda da ağrı hissediliyor.
Psİkolojik nedenler: Ağrı, genellikle psikolojik bir soruna işaret ediyor. Bir düşünün bakalım, bilinçaltınızda, kendinizi partnerinize karşı kapatmış olabilirsiniz misiniz? Bunun ardında pek çok neden yatabiliyor. Örneğin partnerinizden eskisi kadar etkilenmiyor veya hamile kalma kaygısı taşıyor olabilirsiniz.
Sorun nasıl gideriliyor? Ön sevişme yetersiz geliyorsa, bunu partnerinizle paylaşın. Eğer böyle bir sorun yaşamıyorsanız, ağrının kaynağı yaşadığınız duygusal bir çatışma olabilir. Siz iyisi mi bu durumda, partnerinizle birlikte cinsel terapistten destek alın.
VULVA AĞRISI
Nedir? Ağrı büyük-küçük dudaklar, klitoris ile tüylü alanda hissediliyor.
Fiziksel nedenler: Genital herpes ile Bartholin kistleri, vulva bölgesinde gelişen ağrının yaygın faktörlerinden. Genital Herpes nedeniyle dış genital bölgede gelişen ödem ve kızarıklıklar, ilişki sırasında ağrıya yol açıyor. Bartholin bezlerinin içinde üretilen kaygan ve şeffaf sıvı, cinsel uyarılmayla birlikte, bu bezin kanalından geçerek vajina girişine boşalıyor. Ağrıya neden olan kist de, bu kanalın tıkanması sonucu oluşuyor.
Psİkolojİk nedenler: Op. Dr. Kocatepe, vulvada gelişen ağrının, cinsel ilişki sırasında yeteri kadar uyarılmadığınızın bir göstergesi olabileceğini söylüyor. Vajinada kayganlaşma sağlanamadığı için cinsel birleşme sırasında penis vulvaya baskı yapıyor, bunun sonucunda da ağrı gelişiyor.
Sorun nasıl gideriliyor? Herpes virüsünün tam bir tedavisi mümkün değil. İlaç veya merhemle virüsün yatıştırılması hedefleniyor. Virüsün tekrar nüks etmesini önlemek için bağışıklık sistemini güçlendirmeli, aşırı alkol, yorgunluk, hatalı beslenme ve stres gibi durumlardan uzak kalmalısınız. Bartholin absesinde ise tedavi, absenin boşaltılmasıyla gerçekleştiriliyor. Ardından Bartholin kanalı biraz daha genişletilerek absenin tekrar oluşma riski azaltılıyor.
Kadının cinsel arzuları erkeğinkine eşit düzeyde veya daha fazla olabilir, fakat her birimizin tek tek duyduğu cinsel istek, ruhsal durumumuzdan, geçmiş deneyimlerimizden ve eşimize ilişkin hislerimizden etkilenmektedir.
Gerek kadınlar, gerekse erkeklerde cinsel arzu, erkeklik hormonu testosteronun, vücuttaki dolaşım düzeyine bağlıdır. Cinsel istek çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar, fakat biyolojik anlamda testosteron, hem kadınlar, hem de erkekler için cinsel dürtünün kendisidir. Erkeklik hormonu, kadınlardan farklı düzeylerde bulunur, fakat bazı kadınlarda erkeklerinkinden daha yüksek düzeyde erkeklik hormonu bulunduğu da olur.
Geçmişte, kadınların cinsel isteklerinin erkeklerinkinden daha az olduğuna inanılırdı. Oysa gerçek durum, bunun hemen hemen tam tersi. Tarih boyunca kadın cinselliğinin, erkekler tarafından bastırılmış olmasının nedeni de bu olsa gerek. Kadınlarını çoğunluğunda cinsel istek, ortalama bir erkektekine eşit düzeydedir ve kadınlar, daha çok orgazm olabilmeleri ve cinsel uyarılma bölgelerinin yaygınlığı bakımından daha aktiftirler. Kadınların ve erkeklerin cinsel isteklerinde, gerçek anlamda tek farklılık, kadınların, adet dönemlerinde cinsel isteklerinin daha sabit bir seyir izlemesidir. Aslında bazı araştırmalarda, kadının cinsel isteği ile eşinin testosteron düzeyi arasında bir doğru orantı olduğu öne sürülmektedir.
Bu konuda yapılan bir araştırma, kadınların cinsel isteklerinin, adet dönemlerinin ortasındaki yumurtlama döneminde zirveye ulaştığını-ki bu, gebe kalma olasılığının artması açısından biloyojik yönden bir anlam taşımaktadır. Tam anlamıyla ispatlanmamış olmakla beraber, öyle görünüyor ki, kadında cinsel istek adet döneminin hemen öncesindeki ve sonrasındaki günlerde en yüksek düzeye ulaşmaktadır. Bazı kadınlar ise en yoğun cinsel isteği adet dönemi sırasında duymaktadırlar. Kadın, adet döeminde sevişmenin eşine itici geleceğini düşünerek, isteğini eşine söylemekte tereddüt edebilir. Gerçekten de erkeğin çoğu, adet olayına ilişkin olumsuz düşüncelere sahiptirler. Onlar için, kan, yara demektir, adet kanı ise "kirli" olduğu kendilerine öğretilmiş olan bölgeden akmaktadır. Bütün bunların bir araya gelmesiyle tam anlamıyla istek öldürücü bir sonuç ortaya çıkar. Kadınlara özellikle adet dönemlerinde daha sevecen duygular besleyen erkekler de vardır. Bu tip erkekler, adet olayını, kadınlana ilişkin gizemin bir parçası kabul edilerek, sevgilerini bu dönemde de göstermek isterler.
Günlük olaylarda dile getirilmemiş kızgınlıklar, cinsel alana yönelip kadının ilgisini yitirmesine yol açabilir. Eşini sürekli olarak ihmal eden, onunla konuşmayan bir erkek, sevişmek istediğinde hayal kırıklığına uğrayacaktır. Kadınlar, bu tip davranışlardan her zaman şikayetçidirler. Günümüzde de cinsellikle ilgilenmenin "hoş bir şey olmadığını" düşünen kadınlar var. Bu, "iyi" kadınların cinselliğe sadece çocuk sahibi olmak için katlandıkları inancının bir uzantısıdır. Bu madonna-fahişe ikilemi, hala varlığını sürdürmektedir ve yetiştiriliş biçimlerinin de etkisiyle bazı kadınların öylesine beyinleri yıkanmamıştır ki, kendi vücutlarının beklentilerinin bile farkına varmazlar. Araştırma sırasında genital bölgelerde hiçbir şey hissetmediklerini söyleyen kadınların aslında fiziksel uyarılma belirtileri gösterdikleri görülmüştür. Beyin, vücutta olan bitene karşı böylesine kapalı kalabilmektedir. Bazı kadınlar de, ancak meşru olmayan veya evlilik dışı bir ilişkide cinsel kimliklerini hissedebilmektedirler, çünkü bunlar için cinsel ilişki yaramazlık, yani ilginç ve heyecan veren bir şey yapmak anlamına gelmektedir. Evlendiklerinde ise durum değişir, artık cinsel ilişki herhangi bir ev işinden farksız duruma gelmiştir.
"İyi kızlar yapmaz" düşüncesiyle birlikte gelişen tavır, insiyatifin her zaman erkeğe bırakılması ve kadının kendisini erkeğin onunla sevişmesine terk etmesidir. Kadın, sevişme sırasında kendisini bırakıvermesinin yanlış, hatta tehlikeli olacağını düşünür. Bazı kadınlar, cinselliğe ilişkin genel olarak kabul edilen düşüncelere uymayacağını düşünerek doğal isteklerini bastırabilirler. İlginç ve göz kamaştırıcı olmayı hayal ederek mutlu olurlar. Fakat düşüncelirini hayatta geçirecek güveni hiçbir zaman kendilerinde bulamazlar. Bazıları ise, güçlü cinsel güdülerinden rahatsızlık duyarlar, çünkü bir kez bunlara teslim olurlarsa herkesle düşüp kalkan biri haline gelmekten korkarlar. Kadınların cinsel organları gizlenmiş durumdadır. Bazı kadınlar, vücutlarını keşfetmek ve temasa karşı tepkisini bilmek için istek duyarlar. Bazıları ise yaşamsal bir şeylerin kendilerinde eksik olabileceği ve "normal" olmayabilecekleri düşüncesiyle bundan ürkerler. Bütün bu korkular ve kuruntular, kadının kendi cinseliğini doğal ve sağlıklı bir şekilde tanımasını engeller.
Kadınların orgazma ulaşmasının, oldukça uzun bir zaman gerektirdiği, genellikle oldukça eleştirel bir biçimde söylenegelmiştir. Bu nedenle de onların cinsel isteklerinin, erkeklerinki kadar güçlü olmadığı savunulur.
"Erkek arkadaşınızın bugüne kadar karşılaştığınız en iyi aşığınız olmasını ister misiniz? Bunu başarmak oldukça basit. Tüm yapmanız gereken erkeklerin seksüel ruh halini anlamak ve onu yargılamamak.. Yakın zamanda Londra'da "sanatsal olarak yaşa seks" konusunun fotoğraflandığı bir sergiye katıldım. İlişkilerde ve seks yaşamındaki acemilikler fotoğraflarla anlatılıyor. İlk seride tutucu bir çift anlatılıyor. İkinci seri de homoseksiel bir çift fotoğraflanmış. Bu çiftlerin seks yaşamları arasındaki farkları daha iyi anlamamı sağladı. Seksüel yaşam olarak gay çiftler ile tutucu çiftler birbirlerinden farklı değillerdi. Ancak gay çiftlerin seks yaşamlarında ellerini daha çok kullandıkları ve daha sert oldukları görülüyordu. Neden? Çünkü her ikisi de erkek.. İki erkek seks yaşamlarında, karşısındaki erkeğin ne istediğini bildiği için öyle davranıyor ve sonuçta partnerinin onu yargılamayacağını bildiği için daha rahat davranıyordu. Seksüel yaşamlarında aynı şeyleri düşünüyorlardı. Buradan erkeklerin nasıl düşündüklerini çıkartabilirsiniz. Erkeklerin seks yönelimleri kadınların seks yönelimlerinden daha ilkeldir. Erkek seks yaşamında ne istediğini, tutucu bir kıza öğretebilir mi? Heyecanlı ve vahşi istekler seks yaşamınızı biraz hareketlendirebilir, düşünceleriniz değişebilir. Toplumda "normallik" ile "edepsizlik" arasında kesin bir sınır vardır. Şu açık ki; Herkes seks yapar ve nasıl olduğu önemli değildir, "normal" olması önemlidir. Eğer birkaç kişi yaptığınızı yapıyorsa bu "normal" olduğunu göstermez.
Partnerinizle seks yaparken bazı şeyleri "hayır" yanıtını alıyorsanız, neden reddettiğini düşünün. Duymak istediği şey diğer insanların da bunu yaptığı olabilir mi? Onu korkutuyor musunuz? Onu incitip incitmediğinizi yeniden düşünün. Herhangi bir tehlike var mı? Yoksa o zaman problem nedir?
Onu kucaklayan bir kadın olmanız bugüne kadar gördüğü en iyi aşık olmanızı sağlamaz. Belki bugüne kadar yaptıklarınızdan daha iyi dersler çıkarmalısınız.
Erkekler görselliğe önem verir
Erkekler gördükleri şeye karşı istek duyarlar, görsel olarak heyecanlandırılmak onları çok etkiler. Onu harekete geçirecek şekilde giyinmeniz, süslenmenizi ya da seks isteği yaratacak hareketlerinizi gözler. Sevgilinizi ya da eşinizi en iyi siz tanırsınız. Hoşlandığı şeyleri görmesini sağlayın ve o gün onun günü olsun.
"Onun için yeterince iyi olmalıyım" düşüncesinden kurtulun
Erkekler yeni şeyler denemekten hoşlanır. Yani sevgiliniz ya da eşiniz yatakta yeni şeyler istediğinde bunun anlamı "yatakta yeni şeyler denemek" istiyordur. Çocu kadın bundan ne anlam çıkarır? Onu istediğini vermek yerine peşine dedektif takar ve kendisinden neden soğuduğunu anlamaya çalışır. Erkek bunu söylediğinde genel olarak sizinle seks yapmaktan artık zevk almadığı sonucunu da çıkarmanız yüksek ihtimal. "Bana sahipken neden diğer fantazileri ve yeniliklere ihtiyaç duyuyor" diye de düşünebilirsiniz. Her iki tepkiyle de sıkça karşılaşılır. Ona eleştirel bir bakışla yaklaşmayın, her öğlen hamburger yemek yerine sizden farklı bir yemek istedi sadece.. İnsanların farklılıklara ve çeşitliliğe ihtiyacı vardır. Kendinizden itmek ve yargılamak yerine onu kucaklayın.
• Cinsel gücü arttırmak için afrodizyakların peşine düşen erkeklerin bu
serüveni daha ne kadar sürer bilinmez, ama bu arayışın her toplumda
farklı bir "afrodizyak kültürü" yarattığı söylenebilir.
• Çin'de, dokununca şiştiği için erkeğe iktidar gücü vereceği düşünülen
deniz salyangozundan yapılmış bir yemek afrodizyak kabul edilir örneğin.
• Başka bir ülkede "erkek keklik başı," bir diğerinde ise "suaygırı
burnu" gözde yiyecekler arasındadır. Seçenekler saymakla bitmez ve bu
çeşitlilik, işin ciddiyetini anlamaya yeter de artar bile.
• Cinsel gücü arttıran afrodizyakları arayacağınıza vitamin, mineral ve
çeşitli otlardan oluşan lezzetli bir diyetle de isteğinize
kavuşabilirsiniz.
Yıllardır kadınları çıldırtan erkek davranışlarından söz edip
duruyoruz. Ya erkekler... Onların da kadınlardan mustarip olduğu öyle
çok şey var ki! İşte erkekleri çılgına çeviren kadınlık halleri...
Hülya dergisinde Nisan ayında yer alan habere göre, erkekleri çıldırtan kadın davranışları maddeler halinde sıralanmış...
*Erkekler her şeyden önce kadının kadınsılığını, yumuşaklığını önemsiyorlar. Kesinlikle erkekleşmiş kadınlardan hoşlanmıyorlar.
*Erkeklerin fikir birliği etmişçesine karşı çıktıkları bir başka
nokta ise kadınlar tarafından "yolunacak kaz" yerine konulmaları,İşte
buna kesinlikle dayanamıyorlar.
*Bu arada erkekler dünyasında aşırı makyajlı, aşırı takılı kadınlar da out!
*Erkek sporları ile uğraşan kadınlar da beğenilmiyor.
*Çelişkili gibi görünse de erkekler ezik, fedakâr kadınlardan
hoşlanmıyorlar. Otoriter kadın da erkekler dünyasında prim yapmıyor.
*Şarhoş kadınlar onlar için çekilmez.Ölçüyü kaçırmamak onlar için önemli bir ölçü!
*Giydiğini yakıştırmayan kadınlar da itici bulunuyor.
*Her alanda kendileri ile yarışan kadınlarda erkeklerin dayanamadıklarından...
*Rüküş tabir edilen çorabı kaçık, eteğisökük kadınlara pek şans vermiyorlar.
*İlginçtir, kadınlar tarafından dağınıklıkla suçlanan erkekler de dağınık kadınlardan hoşlanmıyor.
*Koku, erkeklerin en fazla takıldıkları konulardan biri. Nefis kokan
kadınlara bayılan erkekler, kötü kokan kadınları itici buluyorlar.
*Aşırı sinirlenip bağıran, çağıran kadınlar da ilgi görmüyor.
*Erkekler, yanlarındaki kadının başka erkeğe ilgi göstermesine ise hiç mi hiç katlanamıyorlar.
*Kendi uğraşlarını küçümseyen kadınlara da erkekle tepki duyuyor.
*Erkeklerin kusurlarını ve hatalarını sık sık gündeme getiren kadınlar out!
*Sürekli alışveriş yapan kadınların da pek tutulmadığını söyleyelim.
*Erkekleri dedektif gibi takip eden kadınlar da erkekleri çıldırtıyor.
*Kadın hakları savunucuları ise herkesçe malum erkeklerin en dayanamadıklarından
*Kendilerini babaları, erkek kardeşleri ya da eski sevgilileri ile kıyaslayan kadınlara pek sıcak bakmıyorlar.
*Aşırı kıskanç kadınlar da erkeklerin tüylerini diken diken ediyor.
*Soğuk kadınlar da erkekleri buz gibi soğutuyor.
*Paralarının hesabının sorulması yine erkeklerin dayanamadıklarından...
*Erkeklerin en sinir olduğu davranışlarının başında da kadınların ufacık şeyleri abartmaları geliyor.
*Kadınların en küçük olaylarda bile hemen gözyaşlarına boğulmaları erkekler tarafından tehlikeli silahlardan biri sayılıyor.
*Kadınların giyimleri, makyajları ve saçları ile uğraşmaları da erkeklerin anlam veremediklerinden...
*Uzun tırnaklar genellikle erkeklerin çok hoşlanmadıkları kadın süslerinden biri.
*Çapkınlık kesinlikle erkeklerin tekelinde kalması gereken bir özellik
olarak algılanırken, çapkın kadınlardan erkekler ciddi biçimde
korkuyorlar.
Evlilikte
seks ne kadar önemli?
Aktif bir cinsel yaşam
,mutlu evliliklerin
temel taşlarından
birisi olarak bilinir.
Ancak evli çiftler arasında
yapılan anketler ,mutluluğun
temelinde çiftlerin
birbirlerine karşı
dürüst ,içten ,sadık
olarak kurdukları
dostluğun yattığını
gösteriyor.
Dünyada
ve ülkemizde boşanmaların
çoğunluğu ,
evliliklerin ilk 5 yılında
gerçekleşiyor .
Sosyologlar, ülkemizde
yapılan
evliliklerde cinselliğin
ön planda olduğunu
söylüyor . Bu tür
evliliklerdeyse anlaşmazlığın
temel nedeni cinsel
uyumsuzluk değil ,eşler
arasında duygusal
yakınlığın
olmaması , duygu ,
düşünce ve
isteklerin anlatılmaması
. Çiftler birbirleriyle
duygusallığı
paylaşabildikleri sürece
dostlukları artıyor,
seksin önemi ise
gitgide azalıyor.
Evlilikte aşkı
canlı tutan tek
şey cinsellik değil,
duygusal yakınlık
ve sözlü iletişim.
Bu konuda psikologlar
iyi bir seks hayatının
,kötü giden bir ilişkiyi
yürütemeye yeterli
olmayacağını
belirtiyorlar. Örneğin
Amerika'da yapılan
bir ankette insanlara -sizi
ne şu anda olduğunuzdan
daha mutlu yapar? - diye
sorulduğunda kadınların
çoğunluğu
"para" diye
yanıtlamışlar.
Çok az bir kısmı
ise "daha aktif
cinsellik" diye
cevaplamış.Erkeklere
aynı soru sorulduğundaysa
"para", "ün"
,"kariyer"
cevabını
verenler çoğunluktaymış,
seks ise daha sonraki sıralarda
yer alıyormuş.
Örnekler...
Selma
42 yaşında ve
ev hanımı .Kocası
geçirdiği kaza
sonucu cinsel aktifliğini
yitirmiş . Kazadan
sonra seks yapamamalarına
rağmen ,bu süre içerisinde
birbirlerine duygusal açıdan
daha fazla yakınlaşmışlar
. "Yataktaki
vaktimizin çoğunu
öperek ve sarılarak
geçiriyoruz , birbirini
duygusal olarak
tamamlamanın
seksten daha önemli
olduğunu anladık
" diyor.
Duygusal
yakınlığın
ne denli önemli olduğuna
bir başka örnek
Oktay ve Özlem . Özlem
" Balayımızdaki
cinsel ateş zamanla
soğudu .Kocam için
iş her şeyden
önce gelir. Yorgun argın
işten geldiği
zaman benimle ilgilenmek
yerine kanepede uzanıp
televizyon seyretmeyi
tercih ediyordu. Evliliğimizin
üçüncü yılında
artık ayda bir seks
yapar hale gelmiştik.
Benim ağırıma
giden kocamın bunu
pek fazla önemsemeyerek
,sekste bir vazifeyi
yerine getirir gibi
davranmasıydı
.İnsan her zaman
seks ihtiyacı
duymasa bile karşılıklı
oturup konuşabilir
, fıkralar
anlatabilir .Evlendikten
4 yıl sonra boşandık
.Bizim asıl
sorunumuz duygusal açıdan
yakın olamayışımızdı.
Birbirine sarılıp
öptükten sonra seksin
pek önemi yok "
diyor .
Birbirinize
dokunun
Psikolojinin
babası sayılan
Freud'dan önce
cinsellik tabu olarak
kabul ediliyordu. Freud
cinselliği saygı
duyulacak bir öge
haline dönüştürdü
;Cinsel içgüdü insanın
mutlu olması için
sarfettiği
enerjinin temel
nedenidir ve cinsel
istek duymak insan doğasının
normal bir parçasıdır.
Öte yandan çoğu
anne babalar erkek çocuklarını
-erkek adam ağlamaz,
sarılmaz ,öpmez -gibi
bir takım kalıplaşmış
rolleri aşılayarak
büyütürler. Bu şekilde
büyüyen erkek ileride
karısına da
sarılmaktan çekinir
,sevgisini sadece
yatakta ifade eder.
Cinselliği bir tabu
olarak gören ortamda
yetişen kadın
ve erkeğin ileride
cinsel isteksizlik
duyması da
normaldir.
Cinsel
iştahlarınız
aynı mı?
Evli
çiftlerin yarısına
yakınının
cinsel problemleri var.
Seks hayatında
sorun yaşayan çiftlerin
bazı anlaşmazlıkları
cinsel iştahlarındaki
dengesizlikten kaynaklanıyor.
Bir başka deyişle
çiftlerden birisi ilişkiye
girmek isterken,diğer
taraf nadiren birlikte
olmak istiyor.
Engellenen cinsel arzu
nedeniyle çiftlerden
teki öbürüne öfke
duyuyor. Örneğin
hasta çocuğunuzun
iyileşmesi için bütün
gece başında nöbet
tutmak veya yorgun argın
işten dönünce
uyuya kalmak elbetteki
cinsel arzuyu söndürecektir
.Hatta bazen uyku
hayattaki herşeyden
daha önemliymiş
gibi gelir.Halbuki
birbirine dostça ,anlayışlı
ve fedakarca davranılsa
bu tür sorunlar ortadan
kalkar.
Bu
konuda Jinekolog Akif
Poroy şunları
söylüyor:" Üreme
insanın en doğal
dürtülerinden biridir
ve cinsellik evlilik
kurumu içerisinde sağlanmaya
çalışılır.
Eğer eşler
cinsel gereksinimlerini
evliliklerinde sağlayamazlarsa
dışarıya,
başka eşler
bulmaya yönelirler veya
mastürbasyon yaparlar.
Bugün Türkiye'de açılan
boşanma davalarında
cinsel uyumsuzluk ve
tatmin olamama pek çok
problemin kaynağını
teşkil ediyor. Ayrıca
çiftlerin dialog
kuramama sorunları
seksüel sorun haline
geliyor, yani karşılıklı
istek ve ihtiyaçlar
anlatılamadığı
için cinsellik sönüyor.
Seks yaşantısı
evliliklerde en önemli
şey olmasa bile ,seks
yaşantısında
yaşanan
tatminsizlikler yuvaların
yıkılmasına
neden oluyor."
Yaş
ilerledikçe
Bazı
insanlar hormonal ilaç
takviyesiyle seks hayatında
70'li yıllara kadar
aktif olmaya çalışıyor
,ancak genellikle ortayaş
ve üstünde hormon
seviyeleri düşer.
Testesteron (hem kadın
hem de erkekte mevcut)
beyni uyararak cinsel
isteği artırırken
,bu hormonun azalması
sekse duyulan ihtiyacı
azaltır . Bir başka
gerçek te 25 yaşındaki
bir insanın 55'inde
de kafaca aynı yapıda
olmaması .İnsanlar
yaşlandıkça dünya
olaylarıyla daha
ilgili hale gelerek
hayatlarına bir
anlam kazandırmaya
çalışırlar,
hayır işleriyle
uğraşırlar
, torunlarına
bakarlar . Öte yandan
kendi ihtiyaç ve
isteklerini göz ardı
ederek ,dostlarına
ve akrabalarına
yardımda bulunurlar.
Yaşamın hızı
git gide azalır,
cinsellik arka planda
kalır.
Evlilikte
seks ne zaman problem
olur?
• Beraberliğinizde
güç çatışması
varsa
• Kendinize
güveniniz azsa
• Cinsellik
eşler arasında
bir ödüllendirme veya
ceza yöntemi olarak
kullanılıyorsa
• Aranızda
iletişimsizlik
varsa
• Sekste
ihtiyaç ve
isteklerinizi eşinize
anlatamıyorsanız
• Seks
paylaşılan bir
güzellik değil de
bir zorunluluk olarak görülüyorsa
• Erken boşalma
korkusu varsa
• Hamile
kalma endişesi
duyuluyorsa
• Cinsel
yolla bulaşan
hastalıklara
yakalanırım
korkusu duyuluyorsa
• Eşinizin
sizi aldattığını
düşünüyorsanız
• Eşinizle
duygusal yakınlaşamıyor
ve dostluk kuramıyorsanız